Anne ben advanced oldum

19:41:00



Öyle bir zamandayız ki dil bilmek çoğu şeyden daha önemli bir kriter halinde. Eskiden tabi ki dil bilmeden de çok iyi pozisyonlara gelmek mümkündü ama şu an açıkça görüyoruz bunun olması biraz zor. Hele iki yabancı dil olsa tadından yenmez (benim de hedefim o yönde) ama şimdilik sadece İngilizce ile idare ediyorum.

Bu sene ben üniversiteye geçtiğim için hazırlık atlama sınavını nasıl geçsem endişesindeyken epey dil kursu araştırdım. Şimdi kötülemek amaçlı isim vermek istemiyorum ama baya ünlü olan birkaç yeri direk kafamdan silmiştim zaten gidip memnun kalmayan arkadaşlarımdan dolayı. Bana bu noktada neden beğenmemişler ki, bir dil kursundan beklentileri neler diye soracak olabilirsiniz. Bence İngilizce kursu seçerken dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri size ne kadar pratik yapma imkanı sunduğu. Ülkemizde de ve hatta özel dil kurslarında da genel problem ezbere dayalı öğretim olması. Ben mesela lisede hazırlık eğitimi aldım ama bana bu eğitimin hiçbir faydası olmadı. Sanırsam B2'ydim ve o şekilde kaldım. Sınıfımıza hep bir yanlış yapana gülme havası hakim olurdu, herkeste konuşmaya karşı bir isteksizlik olurdu. Bu yüzden de pratik açıdan hep eksik kaldık o sene.

WSE'nin Blended yani Harmanlanmış Metodu'nun vaatleri ise tam buna karşıt özelliklere sahip. Dilin alışkanlık haline gelmesi gerekiyor, yani siz ne kadar karşınızda sürekli İngilizce konuşan biri olsa da veya size grammer anlatan biri olsa da gelişemiyorsunuz. Bu WSE'nin metodunda sunulan multimedya ortamında rahatça konuşarak, sürekli pratik yapmak bana gayet mantıklı geldi.

Dil kursu dışında yapılabileceklere ise gelirsek...


  • Ben hep dizileri İngilizce altyazılı izlerdim, bir süre sonra zaten altyazıları okumamaya başlıyorsunuz bu şekilde. Özellikle bunun için önerebileceğim başlıca dizi Friends. Sitcom olduğu için sıkılmazsınız (Friends izleyip de sıkılan varsa bozuşuruz), ayrıca dili gerçekten çok kolay bir dizi. Ayrıca bu maddenin ekstra faydası da listening skillsinizin gelişmesi haricinde sizin dilin kalıplarına da alışmanız. Çoğu idiomları yani deyimleri dizilerden öğreneceksiniz ve hatta artık kendi içinizde İngilizce konuşmaya başlayacaksınız yani cümle kurma beceriniz gelişecek.
  • Kitap okumak, dizi izlemeye göre nispeten yavaş ilerleyen bir yöntem. Kelime öğrenmek açısından çok faydalı olduğu için bunu es geçmeyelim. Oxford'un seviyeye göre kitapları oluyor. Yavaş yavaş onlarda ilerledikten sonra zaten bazı basit romanları okuma seviyesine geleceksiniz.
  • Önemli bir tavsiye, kelimelerin anlamlarına İngilizce-Türkçe sözcükten bakmamak. İngilizce açıklamalarını veren bir sözlükten öğrenirseniz çok daha öğretici olur. 
  • Başka bir önemli tavsiye de kelimeleri öğrenirken tek başına ezberlememek. Akılda kalıcılığını arttırmak için yanına uygun bir verb yani eylem getirerek ezberleyebilirsiniz. Ya da aynı şekilde cümle içinde örnekler kurarak ezberlemeniz de faydalı olur.

Bence bunlar da ilginizi çeker

6 yorum

  1. Dil cidden önemli. Ben de uluslararası ilişkiler okuyorum. İyi bir yerde olmak için 2 veya daha fazla dil bilmek gerekiyor. İngilizce eğitimi lisede kötüydü. Üniversite hazırlıkta bir hayli öğrendim. Tabi sürekli geliştirmek lazım. Sonra İspanyolca kursuna gittim. Hem güzel, hem de kolay bir dil. En azından alışkın olduğumuz bir dil grubunda. Şimdi Erasmusla Makedonya'ya gideceğim için Makedonca öğreniyorum. Kiril alfabesine alışamadım hala. Annem yardımcı oluyor neyse ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oh oh maşallah, diller arka arkaya geliyor. :D
      Ben de İspanyolca veya Fransızca öğrenmek istiyorum ama ne zaman vakit bulurum Allah bilir. :(

      Sil
  2. bi de müzik ve bol kitap okumak, farklı türlerde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müzik de mantıklıymış bak, onu kaçırmışım. :)

      Sil
  3. Şu friends adlı diziyi bir ben sevemedim sanırım :) Onun dışındaki yöntemleri uyguluyorum. Kesinlikle yeni kelimeler öğrenmek için çok etkililer. Ben öğrendiğim kelimeler ile gün içinde yeni yeni cümleler kurmaya çalışıyorum. Böylece bir zaman sonra kelime hafızama tamamen kazınmış oluyor. Dile maruz kalmak onu öğrenmek için en etkili yöntem. Maalesef okullarda öğretilen ingilizceler pek yeterli olmuyor. Ayrıca dediğiniz gibi arkadaşların gülüşmeleri insanın motivasyonunu yerler bir ediyor. Ama yurtdışında konuşurken insanlar sizin hatalarınıza değil ne söylediğinize odaklanıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haydaa, Friends sevilmez mi yahu. :)
      Okullarda epey yetersiz malesef ve kesinlikle katılıyorum son dediğinize.

      Sil

Bumerang - Yazarkafe
Bu blogda bulunan içeriklerin hakkı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde Titania'nın Çöplüğü bloguna aittir.